26 Aralık 2021 Pazar

ARALIK AYINDAN KORKUYORUM.DURMUŞ YILMAZ'A ACIYORUM.



    Son yıllarda ülkemizde öyle acayiplikler  oluyor ki gerçeklerimi  yaşıyoruz;yoksa hayel mi görüyoruz  bir anlam veremiyoruz.
Hele şu Aralık ayı geldimi inanın korkuyorum.
Nasıl korkmayayım ki sanki Türkiye'yi yıkmak isteyenler özellikle bu ayda harekete geçiyor.
     Fetönun meşhur 17-25 Aralık yargı  darbesi bu ayda yapıldı.Ancak reis tarafından püskürtüldü.
     Yine bu yıl aralık ayında dolar kuru üzerinden yapılan manipilasyonla doları 18 liranın üzerine çıkarıp buna parelel olarak fiyatlari yüzde yüz oranında artırarak vatandaşın hükümetten umudunu kesmeye çalıştılar.
Bundada epeyce başarılı olmuşlardı ki, bir maliye bakanı değişimiyle Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan yeni bir programla bir gecede  dolar 18 liradan, 10 liraya kadar çakıldı.
     İnanın bu durum nasıl oldu, kimse anlayamadı.Kim bu formülü üretip ortaya koydu o da belli değil.
Kısaca Reis her zamanki gibi herkesi ters köşe yaptı.
Ne de olsa o eski bir futbolcuydu.
      Ya eski bir Merkez Bankası Başkanı olan,belkide geleceğin maliye bakanı gözüyle bakılan İYİ Parti milletvekili Durmuş Yılmaz ne yaptı.
Doların 18 liradan bir gecenin sabahında 10 liraya düştüğünü görüp iktidar olamayacakları kaygısı ve maliye bakanlığının suya düştüğünü anlayınca " Bu fiyatlar tam dolar alma pozisyonudur" diyerek piyasayı dolar yönünde manipüle etmeye çalıştı.
Ama tüm bu girişmler fayda vermemiş ortaya konulan program halk tarafından benimsenmiş ve dolardan kaçış ve türk lirasına yöneliş başlamıştır.
     Şu Durmuş Yılmaz'ın Reis tarafından Merkez Bankası Başkanlığına getirildiğinde, Onun için yazılan çizilenleri helede Ertuğrul Özkök'ün köşesinde onu alaya alarak ayakabısını çıkarıpta eve girmesi ve ayakkabısının gazetelerde ifşa edilmesini kızarak takip etmiştik.
Malesef görülüyor ki Durmuş Yılmaz şimdi onlara hizmet ediyor.Onlardan biri.
Ben Durmuş Yılmaz'a kızmıyorum, sadece acıyorum.
    Artık şu birkaç günü kalan Aralık ayı da bitsin artık.
Çünkü bu aydan korkuyorum.
     Yeni yılın ülkemize huzur ve mutluluk getirmesini, musibetlerden beri olmasını Allah'tan niyaz ediyorum.
Sayılarımla.
Allah'a emanet olunuz.





22 Aralık 2021 Çarşamba

FERİZLİ'DE YILIN EN LERİ ÇOK BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ..



    Sakarya Ahbar İnternet gazetesi benim güncel köşe yazılarımı yazdığım bir blog sitedir.
Facebookta bir guruptada burada yazdığım yazıları paylaşıyorum.(sakaryaahbar ertan cimbat'ın köşe yazıları)
Tabiki Google'de SAKARYA AHBAR yazarakta siteye ulaşılabiliyor.
     Bu güne kadar binin üzerinde köşe yazısı yazdım.
Yazılarımı takip eden birçok okurum oluştu.
Bazı okurlarım yılın başarılı isimlerini bulup yayınlamamı istendi.
Her ne kadar bu iş yazılı görsel basının işi olsada bu manada bir çalışma yapıp, adaletli bir şekilde sekiz katagoride 2021 yılının Ferizli'deki en başarılı isimlerini seçmeye çalıştık.
Aldığımız olumlu tepkilerden seçimleri doğruya yakın ve isabetli yaptığımız kanaatindeyim.
     İlk defa gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada ilçemizdeki başarılı arkadaşların şevkini artırıp,gelecek nesillere örnek teşkil etmelerini  sağlamayı amaçladık.
Birkaç katagoride gerçekten zorlansakda sonuca ulaşmada zorlanmadık.
Genel olarak belirlenen arkadaşları toplumumuzda doğruladı.
   Bu vesileyle Yılın sporcusu dalında İsmail BEKAR'ı
Yılın Eğitimcisi dalında,Ali HARBİ'yi
Yılın Sivil Toplum Örgütü  Başkanı dalında, Bahattin PAŞALI'yı.
Yılın habercisi dalında Sefa YILDIZ'ı
Yılın Muhtarı dalında Selahattin GÜNDOĞDU'yu,
Yılın İş İnsanı dalında, Burhan AYDOĞAN'ı,
Yılın Bürokratı dalında, BEDRİSİNAN YAZICI'yı,
Yılın Siyasetcisi dalında, Enes KAŞKAŞ'ı tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Yorumları ve beğenileriyle seçilen arkadaşlara destek olan siz okurlarımıza teşekkür ediyorum.
İlçemize hayırlı olsun.
Allah'a emanet olun.
Saygılarımla.



  
 

17 Aralık 2021 Cuma

TEŞEKKÜRLER REİS





  Son birkaç gündür Türkiye asgari ücrete kilitlenmiş, yapılacak açıklamayı bekliyordu.
  Sosyal medyada ve Tv lerde yapılan yorumlara baktığımızda kimse böyle bir zam yapılacağını aklının ucundan bile geçirmiyordu.
Ben bile en iyimser 3750 olabileceğini düşünüyordum.
Böyle bir zammın alt seviye gelir guruplarından olan asgari ücretli için iyi olacağını düşünüyordum.
Hükümetin bu kadar parayı bu zor zamanda nasıl vereceğini düşündüm.
Hepimizin evde, işte, şirkette zor zamanları olmuyor mu?
Ne yapıyoruz o zaman?
Torbanın ağzını sıkıyoruz.
Tasarruf yapıyoruz.
Az sabır biraz idareli gidelim diyoruz.
Harcamaları kısıyoruz.
     Dün Reis külliyede işci ve işveren temsilcileriyle kameralar karşısına geçince yukarıda tahmin ettiğim bir fiyat açıklayacağını düşündüm.
Ancak Cumhurbaşkanı herkesi ters köşe yaptı ve asgari ücreti %50 artırıp 4.253  lira olarak açıkladı.
Ben asgari ücretli çalışan biri değilim. Ama asgari ücretliden belki daha çok sevindim.
Ülkemin insanının yüzü güleceği için onların mutlu olacağı için sevindim.
    Birşey daha dikkatimi çekti.
Parayı veren işverende mutlu, işci sendikaları da mutlu, hükümet mutlu,asgari ücretle çalışanlarda mutlu kısaca herkes memnun herkes mutlu.
İşte Türkiye'nin özlediği tablo.Zor zamanda herkes taşın altına sadece elini değil gövdesini koyuyor.
    Senden Allah razı olsun Reis.Milletin yüzünü güldürdün Allah'ta senin yüzünü güldürsün.
Bir defa daha milletimiz"Yaparsa reis yapar,çözerse reis çözer"beklentisini boşa çıkarmadın.
İktidarlar gelip geçicidir,bu hareketinle milletten aldığın dua sana yeter.
Yolun açık olsun.
Allah seni başımızdan eksik etmesin.
Kalın sağlıcakla.
Allah'a emanet olun.
Saygılarımla.



8 Aralık 2021 Çarşamba

FERİZLİ'DE KAPALIPAZAR MUAMMASI


    Kapalıpazar yeri yıllardır Ferizli ilçemizin kanayan bir yarasıydı.
Tüm ilçelerde kapalıpazar yeri yapılıp hizmet verirken malesef Ferizli'de yoktu.
Yeni seçilen Ferizli Belediye Başkanı İsmail Gündoğdu'da bu durumu tesbit etmişki daha belediye başkanı seçilmeden çıktığı bir tv programında seçilir seçilmez ilk işimiz kapalı pazar yerini yapmak olacaktır diyerek, 2019 yılı bitmeden kapalı pazar yerini bitirip hizmete sokacağız demişti.
Malesef herşey denildiği gibi olmadı.2021'in hemen başında temeli atılan pazaryerinin açılış tarihi üç ay sonraya 31 Mart 2021 tarihine verildi.
O günlerde bir köşe yazısı yazarak başkana destek verip çalışmalarına katkı vermiştik.
Hızla başlayan inşaat çalışmaları % 90 seviyelerine geldiğinde birden inşaat duruverdi.
Tam dokuz aydır da duruyor.
Kimi mütaahhit iflas etti diyor,kimi demire ve inşaat malzemelerine gelen zam dolayısıyla iş bitmedi diyor.
Sizin anlayacağınız her kafadan bir ses çıkıyor.
Belediyeden aldığımız bilgiler ise belli bir bekleme süresi olduğu ve bunun beklendiği şeklindeydi.Herhalde o sürede doldu.
Ne olursa olsun tüm bu gecikmelerden başkan ve ekibi sorumlu,
2019 sonunda bitecek dediği, söz verdiği pazaryeri 2022 yılı geldi hâla faliyete geçemedi.
Yok şöyle oldu,böyle oldu.Yan yattı, çamura battı vatandaş bunlara bakmaz. Ağızdan çıkan söze ve sonuca bakar.
Eğer skorbortda Bir yazıyorsa tamamdır.Ama hala sıfır yazıyorsa kimse vatandaşa birşey anlatmasın.
Sonuçta daha önce yazdığım köşe yazısındaki övgülerle bizde mahcup olduk.
Bunun için siz okurlarımdan özür diliyorum.

     Bu hafta pazara ben çıktım.
Tam pazara girdim ki yağmur başladı.Önümde giden bir vatandaşın başına brandalarda biriken yağmur suyu döküldü.
Adam sırılsıklam oldu.
Bizler artık bu ilkel çadır pazarlarından modern kapalıpazar yerlerine geçmek istiyoruz.

Bu yüzden daha fazla keyfekeder beklemeye tahammülümüz yok.
Gerekirse Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte çalışarak kalan eksikler tamamlanıp kapalı pazar yeri çok acil olarak hizmete açılmalıdır.
Yönetici arkadaşlar kusura bakmasın ama sanki böyle bir boşvermişlik gözlemliyorum.
Ferizli'nin meseleleri dert edinilmiyor.
Yıllar geçiyor ama Ferizli yerinde sayıyor.
Ferizli'nin yapılacak daha çok eksiği var çoooook.
Önümüzdeki günlerde o eksikleride yazarız.
Şimdi şu kapalıpazar işine hep birlikte sarılalım.
İnşallah önümüzdeki 31 Marta biter...
Allah'a emanet olunuz.
Saygılarımla.


1 Aralık 2021 Çarşamba

AYAĞI ÇAMURA DEĞEN,TERLİ YANAK ÖPEN VAR MI?



    Çok kıymetli okuyucularım yazıma başlarken sizlerle bir hususu paylaşmak isterim.
Pandemi sürecine girdiğimiz yaklaşık iki yıldır yazılarımı epeyce azaltmıştım.Ancak okurlarımın daha fazla yazı yazmamı istediğinide biliyordum.Bundan sonra yazılarımı daha sıklıkla yazacağımı siz okurlarıma duyurmak isterim.
   Eskiden siyaset daha çok vatandaşın ayağına gidilerek yapılırdı.Aşağıdan yukarıya,yukarıdan aşağıya belli bir silsilede yapılırdı.
Daha çok köy kahvelerinde,partili konuşmacılar çıkıp partilerinin programını iktidara geldiklerinde neyi sasıl yapacaklarını,iktidardaki partinin yapmadıklarını,eksikliklerini bir bir anlatır vatandaştan gelen sorularıda sabırla cevaplarlardı.İktidar partileri ise yaptıkları hizmetleri anlatır sıradaki yapacakları hizmetleri anlatırlardı.
Tabi o günlar böyle güzel yollar olmadığı için arabanın çamura saplandığı yerlerden öteye köýe yayan ulaşılırdı.
Siyasetcileri herkes tanırdı.Şehre inildiğinde makamlara çıkıldığında siyasetci ve vatandaş sarmaş dolaş birbirini kucaklardı.Aralarında  samimiyet  her zaman içten ve  devamlıydı.Asla yapmacık değildi.
    Şimdilerde siyaset sadece seçim zamanları o da bir defa köylere çıkıyor.Sadece bir tokalaşma merasiminden sonra birer çay içilip köyden ayrılınıyor.
Kim gelmiş kim gitmiş kimse anlayamıyor bile, çıkıp partilerinin politikalarını anlatacak bir Allah'ın kulu bile yok.Nasıl olsa liderler televizyondan sanal medyadan anlatıyorlarya, gerekte yok zaten.
Gerçi  Partiler bir yerlere adam seçerken vatandaşa sormuyor ki, yukarıdan atayıp görevlendiriyor.
Onun için mesele yukarılara şirin görünmek...
Bunun için toplantılar medyatık olmalı ses getirmeli.
Dağın başında yaptığın toplantıyı kim duyacak ki,
AmaAdapadarın'da,Erenler'de,Serdivan'da buralarda açmazsa... Sapanca'da,Taraklı'da en lüx otellerde yapılan toplantılar her zaman Angara'dan duyulur.
Zannedilir ki parti çalışıyor.Ama gel gör ki otel lobilerine ve salonlara hapsedilen teşkilat çalışmaları yüzünden bugün hiç kimse yöneticileri tanımıyor.Bırak vatandaşı bir partinin ilçe yöneticisini arayıp il yönetim kurulu üyesi yirmi kişinin ismini say densin,sayamaz.Eğer sayabilirse bende özür dilemeye hazırım.Neden sayamaz?İşte bu elit siyaset yüzünden.Eskiden ise degil yöneticilerin ismini saymak vatandaş yöneticinin ana ve  baba ismini de bilir,tanırdı.
     Rahmetli Anap'lı bakan İmren Aykut,Rahmetli Mesut Yılmaz ve Yıldırım Akbulut'un Anavatan Partisi Genel Başkanlığı yarışında Mesut Yılmaz'ı desteklemiş ve şu tarihe gececek cümleleri söylemiştir.
"Ben adaylık yarışında Mesut Yılmaz'ı destekliyorum.Ancak ondan lider olmaz.Çünkü onun ayağı ne bir çamura değmiştir, ne de bir terli yanak öpmüştür diyerek siyasetin ve liderliğin bir taban hareketi ve sevgisi olduğunu belirtmiştir.
Son söz olarak şunu diyebilirim ki her koşulda vatandaşın yanında yüzyüze siyaset yapanlar kazanacak,internet üzerinden zoom yaparak siyaset yapanlar,siyaseti otellere ve salonlara hapsedenler kaybedecektir.
Allah'a emanet olun.
Saygılarımla.