Ferizli'de son günlerin konusu Sosyal Dayanışma Vakfının başına getirilen müdür ataması.Hem atanan müdür,hemde atanma usulu tartışılıyor.
Daha öncede vakfın müdürü olan kişi herkesin malumu soruşturmalar neticesinde müdürlükten alınır ama memurluktan alınmaz.Bir süre devam eden soruşturmalar neticesi beraat eder.Ancak hükümete ve Reise her ağzı açıldı giydirmelerden geri durmaz.Bunu gizli değil açık açık yapar.
Bu güne kadar iki kaymakama dilekçe verir tekrar müdür olmak için tüm israrlara rağmen bu kaymakamlar bu kişiyi eski görevine atamaz.(Demekki bir bildikleri vardı)
Ancak Belediye Başkanlığına arkadaşı İsmail Gündoğdu seçilince bu müdürlük işini tekrar gündeme alır.Çalıştığı birimde arkadaşlarına mobing uygulamalarından tutunda artık "Alikıran başkesen, dediğim dedik öttürdüğüm düdük"misali durdurulamaz bir güce erişir.
Artık zaman ilerlemektedir arkadaşı İsmail Gündoğdu tüm haşmetiyle devrededir.
İşi yüksek tepelerden aşırır ve İlçeye yeni gelen Kaymakama havale eder.Kaymakama anlatılanlar olayın hep masumane tarafı olur.
Kaymakam bu talebi Vakfın mütevelli heyetine getirir.Vakıf üyelerinin çoğunluğu kaymakama bağlı bürokratlardan oluşmaktadır.Bunların haricinde iki sivil,ikide muhtar mütevelli heyetini oluşturuyor.
Kaymakam bu kunuyla ilgili toplandıklarını, konuyu incelediğini bir sıkıntının olmadığından bahseder ve sözü belediye başkanına verir.Belediye başkanı İsmail Gündoğdu bu güne kadar hiç bir vakıf toplantısına katılmadığı halde sırf bu iş için toplantıya teşrif etmiştir.
Başkan haziruna,Kişinin arkadaşı olduğunu,bu göreve atanmasını istediğini adeta dikta ettikten sonra kaymakam kendi bürokratlarına tektek söz verip düşüncelerini sorar.Kurum amirini ve iktidarın belediye başkanının olumlu ve dikta talepleri karşısında hiç kimseden aykırı bir ses çıkmaz.Sadece bir muhtar bunun yanlış bir atama olduğunu ve sıkıntıya yol açacağını belirtmeside dikkate alınmayarak atama gerçekleşir.
Atamayı duyan birçok üst düzey siyasetci Ak Parti ilçe başkanı ve Kaymakamlık nezlinde girişimlerde bulunur.Olay il teşkilatı ve genel merkez yöneticilerine de bildirilir.
Cumhur ittifakının MHP kanadıda bu atamadan çok rahatsızlık duyar ve durumu hem Kaymakama hemde partisinin üst düzey de yetkililerini bilgilendirir.
Herşeye rağmen bu konuda bir sonuç alınamamıştır.
Tabi bizim gazeteci olarak vatandaş adına soracağımız sorularda var.
- Bu atama Kaymakamın uhtesinde olan ve imzasıyla gerçekleşecek olan basit bir atama iken neden Mütevelli heyetinin önüne getirilip sorumluluk onların üzerine atılmaya çalışılmıştır.Eğer sorulduysa neden gizli oylama yaptırılmamış açıktan sorulmuştur.
- Kaymakam Bey bu konuda kendisine yapılan brokratik ve siyasi baskıdan kurtulmak için mi böyle bir yöntem denemiştir?
- Hiç bir toplantıya katılmamış olan belediye başkanı İsmail Gündoğdu bu toplantıya katılıp uzunca bir ikna konuşması yapması senaryonun bir parçasımıdır?
- Kaymakamın yanına giden kişilere, bu kadar tepki olacağını bilmiyordum. Beni uyaran olmadı?Bilseydim atamazdım dediği doğrumudur?
Kaymakam bey'e ve belediye başkanına son soru şu.
- Beni bu konuda uyaran ve bilgilendiren olmadı demişsiniz.Toplantı öncesi vakıf üyelerinizden birisi sizi sabah saat dokuzda arayıp tam yirmi dakika size ayrıntılı bir biçimde bu konuda bilgi vermesine rağmen bunu neden dikkate almadınız?Neden bilgim yoktu diyorsunuz?
- Sayın Başkan bu atamayla fincancı katırlarını ürküteceğinizi bilmenize rağmen, görevinde memur olarak devam eden birini müdür olmasındaki israrın nedir? Bu konuda bir baskı altında mı kaldınız?Bu kişi Cumhur ittifakının atama şablonundaki Bürokratik şablona uygunmudur?
Daha yazılacak, sorulacak çok şey var ama;mesela,Ak Parti ilçe başkanı ve il başkanı bu olayın neresindedir.?
Sorular ...Sorular...
Cevap veren olursa cevap hakkı her zaman mevcuttur.
Biz görevimizi yaptık halkımızı bilgilendirdik gerisi siyasi otoritenin işi.
Allah'a emanet olunuz.
Saygılarımla.