23 Nisan 2017 Pazar

MİLLİ OLMAYAN BAYRAM KUTLAMALARI

Dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıydı.
Sabah 10'da kutlamaların yapılacağı salona küçük oğlum Abdussamet ile birlikte gittik.
Salona tam giriş yapıyordum ki çok hareketli bir yabancı müzik çalıyordu.
Sanki yabancı bir ülkede bir eğlence merkezine giriyorsunuz.
Neyse içeri girdim ki  anasınıfı öğrencileri bu müzik eşliğide dans ettiriliyordu.
Hatta salonda çok uğultu olduğu için acaba ben mi anlayamadım diye iki üç kişiyede müzik Türkçe değil mi? diye sordum.
Onlarda hayır Türkçe değil dediler.
Neyse ki oyun ve müzik bitti.Bir öğrencinin şiir okumasından sonra yeni bir öğrenci gurubu sahnede yerini aldı.
O da ne?
Bu defada arap müziğine benzer Maruni maruni diye bir müzik eşliğinde öğrenciler oynamaya basladılar.
Yani sizin anlayacağınız bir Milli Egemenlik bayramında milli olmayan danslar ve milli olmayan müzik parçaları.
Eğer tüm Türkiyede bu iş böyleyse o zaman Milli Egemenliğimizi kaybetmişiz demektir.
Çünkü milli egemenlik demek kültür demektir.
Kültür ise dil demek,oyun demek,gelenek ve görenek demek,giyim ve kuşam demek,kendi öz değerlerine sahip çıkmak ve onları yaşatmak demektir.
Siz hiç bayram torenlerinde halay çekildiğini,horon tepildiğini,çiftetelli oynandığını,zeybek veya kaşık oyunu oynandığını gördünüz mü?
Göremezsiniz çünkü Türkiye  her alanda olduğu gibi kültür alanında da kuşatılıp yok ediliyor.
Bir milletin kültürünü yok ettin mi,susuz kalan bir ağaç gibi kurur yok olur gider.
Kültürü yok olmuş milletlerin başkalarının mandası olmaları kaçınılmazdır.Ben merak ediyorum salonda bu oyunları alkışlayan siyasilerin,bürokratların hatta vatandaşların içinde benim gibi düşünen oldu mu?Bilemiyorum.Ancak şu tesbiti yapmalıyım ki yıllarca Kemal Sunal filmlerinde ''Eşşekoğlu eşşek''i nasıl gülerel izlettirip kahkaha attırarak bu millete öğrettilerse,bu ulusal sanilan bu bayramlarda da dansı ve yabancı müzikleri size kabul ettirirler.Herkes alkışladığına görede kabul ettirmişler gibi görünüyor.Millet adına karar vericiler insallah bu yazıyı okuyup gelecek bayramları gerçekten Ulusal egemenliğimize uygun bir şekilde kutlamamızı sağlarlar.Bekleyip göreceğiz.Allah'a emanet olunuz.Saygılarımla.Ertan Cimbat  Sakarya Ahbar.

6 Nisan 2017 Perşembe

AHMET SOĞUK MATEMATİKTE YENİ KURALLAR İCAT ETTİ.

   SOĞUK,SONUÇ SEKİZ SEKİZ BEN KAZANDIM DEDİ.

       Nisan ayının ilk haftası geldiğinde belediyelerde Başkanlarla ilgili denetim komisyonu raporları görüşülüp,faaliyet raporları oylanır.

 4 Nisan pazartesi günü toplanan Ferizli Belediye meclisinde de bu konunun görüşmeleri vardı.Hemde canlı yayın yapılarak görüşüldü.

Bizde bu önemli gündemi canlı olarak internet ortamından takip etme fırsatı bulduk.

Denetim kurulu raporunda bir birinden önemli maddeler okunurken Ahmet Soğuk'un jest ve mimiklerinden çok gergin olduğunu ve kontrol dışı mimiklerle de kendinin telaşlı ve kaygılı olduğunu tespit ettim.(Bunu nasıl anladın diye soruyorsanız. A.Soğuk benim iyi bir Ahmet soğuk uzmanı olduğumu bilir ve bunu her yerde söyler.)

     Rapor okunduktan sonra söz alan Başkan Soğuk,rapordaki maddeleri basitleştirmeye çalışarak,bir yandan da her zamanki gibi ''Bunların altında hiç birinde benim imzam yok.Bir hata varsa personelin hatası diyerek.Canlı yayında personelin birine.''Bak senin yüzünden bu duruma düşüyoruz.Neden işini doğru yapmıyorsun'' diyerek azarladı.Tabi bizde bu tiyatroyu yuttuk.

Her iki cümlesinden birinde 'Ben Belediye başkanıyım,bana saygı göstermek zorundasınız diyerek konuşmasına duygu ve gözdağı yüklemeye çalışıp Belediye meclis üyelerinin  elini sıkmadığını,kendisine arkasını döndüğünü itiraf edip düştüğü acınacak durumları kamuoyuna ifşa etti.

Denetim komisyonu başkanı Murat Kahyaoğlu Soğuk'un ardından söz alıp komisyonun objektif  ve tarafsız olarak yaptığı çalışmaları anlattı,Başkan Ahmet Soğuk'a dönerek,Benim Ahmet Sevgimi kalbimi yarsalardı görürlerdi.Ancak zaman içinde o kadar çok değişti o kadar yanlış yaptı ki şimdi elini bile sıkmak istemiyorum.''Dedi.

Konuşmalardan sonra geçilen oylamada,naklen yayın kamerası meclis üyelerine çevriliyken,başkan dahil altı kişi Faaliyet raporuna kabul oyu kullanırken yedi kişi ret oyu kullandı.Kameranın görmediği başkanlık divanında bulunan üç kişiden birinin evet birinin hayır verdiği,meclisi yöneten Samet Zurnacının hiç bir tercihe el kaldırmadığı söylendi.

İlk haberler 8 ret, 7 kabul ve 1 çekimser olarak basında yer aldı.

Daha sonra evrakta Sekiz sekiz olarak tescil edildiği söylendi.

Ayrıca Ahmet Soğuk ''2016 yılı Faaliyet  raporu sekize sekiz olarak kabul edilmiştir'' açıklaması yaptı 

Sekize sekiz matematikte bir birinin aynı olan iki sayı.

Buradan nasıl bir galip çıkıyor bunu Ahmet Soğuk'a sormak lazım.

Matematikte yeni kurallar ihdas etmiş olabilir. 

Benim dikkatimi çeken üç tane Ak Parti belediye meclis üyesinin açık olarak ret oyu vermesi.

Denetim kurulu üyesi Samet Zurnacı'nın hazırlanan raporun altında lehte imzası olmasına rağmen meclis toplantısında kabul oyu vermesi.

Bağımsız Belediye meclis üyesi Nadide Dülger'in belediye seçimlerindeki unutulmayan siyaset tarzı ile  şimdi verdiği süpriz kabul  oyu.

Belediye Başkanları bu tip oylamalarda oy kullanıp kullanamadığı.

Sakarya Milletvekili Ayhan sefer Üstün'ün ilk defa bu hadiselere sessiz kalması ve taraf olmayıp destek vermemesi.

Bunlar kamuoyunda konuşulan başlıklar.

Bak az daha unutuyordum.

Bu mecliste başkanın  basına ve özellikle şahsıma yönelik beyanları da oldu.

Mesela beni mahkemeye verdiğini ve mahkemede yalan söylediğimi iddia etti.

Sayın Soğuk Mahkemeye veren sensin,beraat eden benim.

Koskoca devletin Hakimi yalan söylediğimi anlayıp bana ceza vermedi de sen mi anladın.

Geç bunları geç,

Herkes yanlış bir doğru sen misin?

Bak benden sana tavsiye bu gidişle elini sıkacak adamda bulamayacaksın.

Bu benim tespitim değil.

Meclis üyelerinizin elinizi sıkmadığını söylüyorsunuz.O da evet sıkmadım diyor.

Kendin bilirsin ama bu gidiş iyi bir gidiş değil.

İnan ki seni yazmak  bana artık zevk vermiyor.

Ama mesleğimiz bu,seni sevemesekte ,mesleğimizi seviyoruz. 

Allah'a emanet olunuz 

Saygılarımla.

Ertan Cimbat   SAKARYA AHBAR



Yalnızlaştıkça hırçınlaşıyorsun.